Günlük Piyasa Bülteni
Hazine Bölümü'müzün tecrübe ve birikiminden yola çıkarak Günlük Piyasa Analizleri yapılmakta ve siz değerli yatırımcılar ile paylaşılmaktadır.
Günlük hazırlanan bültenleri otomatik almak için Ad Soyad ve e-Posta adresinizi girerek "BÜLTENE KAYIT OL" demeniz yeterli.
Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 28/03/2025 - Cuma
‘Silver’ Thursday ve Hunt Kardeşler- Bugün, klasik akışımızın dışına çıkarak finans tarihindeki en dikkat çekici piyasa manipülasyonlarından birine, “Silver Thursday” olayına odaklanmak istiyorum. Ardından gümüşün günümüzdeki seyrine ve olası üçüncü zirvesine dair değerlendirmelerimize geçeceğiz.
- Finans tarihinin en dramatik fiyat hareketlerine sahne olmuş metallerden biri olan gümüş, 1980 yılında Hunt Kardeşler'in piyasa manipülasyonu ile 50 dolar zirvesine çıkan gümüş, 2011 yılında FED'in parasal genişlemesi ve enflasyon korkuları ile zirveye yeniden yaklaştı. 1970'lerin sonlarında, petrol zengini Hunt Kardeşler servetlerini devalüe olan dolardan korumak adına (!) gümüşe yatırım yaptı. Ancak bu yatırım spekülasyona dönüştü ve piyasanın ünlü "corner" hareketlerinden biri hâline geldi. Finans dünyasında "corner" terimi, bir yatırımcının veya yatırımcı grubunun belirli bir varlığın büyük bir bölümünü satın alarak piyasayı kontrol etmeye çalıştığı durumu ifade eder. Bu durumda, diğer yatırımcılar ilgili varlığı almak istediklerinde arz sınırlı olduğundan fiyatlar hızla yükselir. Hunt Kardeşler de bu stratejiyi izleyerek gümüş piyasasında fiyatları yukarı çekmeyi hedeflediler.
- Hunt Kardeşler, fiziksel gümüş ve vadeli işlemlerle piyasanın %30'unu kontrol eder hâle gelirken, bu agresif alım dalgası, gümüş fiyatlarını Ocak 1980'de 50 dolara kadar taşıdı. Ancak Chicago Ticaret Borsası (CME), marj yükümlülüklerini artırınca Hunt Kardeşler teminat tamamlayamayarak likidite krizine girdiler. 27 Mart 1980'de, Silver Thursday olarak bilinen gün gümüş fiyatları bir gün içinde %50 düşerek 10 dolara kadar geriledi.
- Hunt Kardeşler'in aslında stratejisi gümüş stoklarını artırarak fiyatları yukarı çekmek suretiyle doların değer kaybettiği bir ortamda servetlerini korumaktı. Ancak piyasa düzenleyicileri bu durumu fark edince spekülatif hareketlerin önüne geçmek için bir dizi önlem aldı. CME marj oranlarını artırarak Hunt Kardeşler'in finansal yükünü artırdı. Likidite krizine giren kardeşler, yüksek borç yükü nedeniyle gümüş varlıklarını elden çıkarmak zorunda kaldı ve fiyatlar hızla çöktü. Sonunda, Hunt Kardeşler büyük finansal kayıplar yaşadı ve iflas ettiler.
- 2011 yılına geldiğimizde ise, 2008 küresel finans krizi sonrasında uygulanan parasal genişleme, düşük faiz oranları ve zayıflayan dolar gümüş fiyatlarının yeniden büyük bir boğa piyasasına girmesine neden oldu. Bu dönemde, altın ile gümüş arasındaki oranın (rasyonun) tarihsel ortalamaların altına inmesi, ETF’ler aracılığıyla bireysel yatırımcıların gümüşe akın etmesi ve ABD'nin borç tavanı krizi ve enflasyon endişeleri etkili oldu. Gümüş fiyatları 2011 Nisan ayında bir kez daha 50 dolar seviyesine kadar yükselirken, tıpkı 1980 yılında olduğu üzere, CME tekrar marj yükümlülüklerini artırarak spekülasyonu bastırdı. Gümüş, Mayıs 2011'de %30'dan fazla düşerek 30 dolar seviyelerine geri döndü.
- Bu süreçte JP Morgan gibi büyük yatırım bankalarının gümüş piyasasında büyük açığa satış pozisyonları tuttuğu iddia edildi. 2010 ve 2011 yıllarında bireysel yatırımcıların yoğun ilgisi ve piyasada oluşan spekülatif alımlar, JP Morgan'ın pozisyonlarını daha riskli hâle getirdi. Sonuç olarak, banka pozisyonlarını kapatmak için büyük alımlar yapmak zorunda kaldı ve bu da kısa süreliğine fiyatların hızlı yükselmesine neden oldu. Ancak, düzenleyicilerin müdahalesiyle piyasa tekrar dengelendi.
- Yıllar geçse de, aslında konunun çok da değişmediğini görüyoruz. Şöyle ki, hâlen daha enflasyon endişeleri devam ederken, ABD'nin de kamu borcu her yüz günde bir trilyon artmaya devam ediyor. Bu gelişmeler yatırımcılar arasında sürdürülemez olarak nitelendirilirken, başta merkez bankaları, devamında ise piyasa aktörleri dolar sistemine alternatif ararken, doların yerine geçecek başka bir babayiğit (para birimi) henüz bulunamadığından, değer saklama araçları talep görmeye devam ediyor. Altın mütemadiyen rekor kırarken, gümüşün uzun bir süredir Çanakkale geçilmez olarak görülen 35 dolar seviyesini aşması sonrası asıl yükselişin başlayacağını, bunun da elinin kulağında olduğunu düşünüyoruz.
- Dönelim Türk mali piyasalarına... Son günlerde hâkim olan sakinleme eğilimi devam etse de, yatırımcılar uzun bayram tatiline pozisyonsuz gitme tercihleri fiyat seviyelerinde yaşanan iyileşmeyi törpülediğini görüyoruz. Her ne kadar TCMB, ekonomi yönetimi veya daha geniş bir tanımla kamu elinden gelen tüm önlemleri ivedilikle alsa da, Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "heybedeki büyük turp" ifadesi fiyatlamalardaki toparlanmayı engelliyor. USDTRY kuru uzun bayram tatiline de TCMB'nin duvar ördüğü 38,00 seviyesinden giriyor. Hatırlanacağı üzere, hafta sonu veya uzun tatillerde TL faizinin fonlama maliyetinin de fiyatlara eklendiğine şahit olurduk. TCMB'nin dizginleri bu sefer mümkün mertebe sıkı tutmaya devam ettiğini anlıyoruz.
- Her hafta Perşembe günü açıklanan TCMB ve BDDK verilerini yine enine boyuna irdeledik. İlk önce biraz da olsun yüreklere su serpen veri ile başlayalım. Geride bıraktığımız haftanın Perşembe gününden Salı gününe kadar geçen dört günlük sürede 27,7 milyar dolar eriyen TCMB'nin net yabancı para pozisyonu, beşinci günde yerini toparlanmaya terk ederek 0,5 milyar dolar artış kaydetmiş. Dün bu ihtimali bültenimize taşımıştık. Rezervlerde yaşanan küçük de olsa iyileşmeyi, döviz talebinin kesildiğini gibi TCMB'nin ise satıcı yerine alıcı konuma geçtiğini yönünde yorumluyoruz. Bu eğilimin bugün açıklanacak veri ile de devam etmesini bekliyoruz.
- Adeta finansal depremin yaşandığı geride bıraktığımız haftada, TCMB rezervleri erirken, yurt içi yerleşiklerin güvenli liman olarak gördükleri dövize sığıdıklarını, yurt dışı yerleşiklerin ise TL cinsi varlıklarda sert satışa yöneldiklerini biliyoruz. Gelin bu tespitimizi sayılara dökelim. 21 Mart haftasında, yurt içi yerleşiklerin Döviz Tevdiat Hesapları (DTH) parite etkisinden arındırılmış 5,9 milyar dolar artarken, yurt dışı yerleşiklerin menkul kıymet pozisyonu ise nette 1,23 milyar dolar azaldı. TCMB'nin brüt döviz ve altın rezervleri 8,0 milyar dolar gerilediği haftada, KKM bakiyesi son üç ayın en yavaş temposunda azaldı.
- Dönelim biraz da yurt dışı piyasalara. ABD Başkanı Trump’ın otomobil ithalatına uygulayacağı %25’lik yeni gümrük vergisi, dün gece ABD borsalarının geceyi düşüşle tamamlamasına neden oldu. Yeni gün başlangıcında, pasifiğin diğer ucunda da kırmızı rengin hâkim olduğunu görüyoruz. Güney Kore ve Japon otomobil hisselerinde sert düşüşlere paralel Kospi ve Nikkei borsaları sırası ile %2,0 ve %2,4 geriledi. Riskten kaçan yatırımcıların, uzun bir süredir dile getirdiğimiz yegâne enstrüman olan altına sığınırken, sarı metal bu sabah güvenli liman edası ile 3,077 dolar seviyesine yükselerek rekorunu bir adım daha yukarıya taşıdı. Gram altının ise TL bazında 3,755 ile rekor kırdığını görüyoruz. Daha geniş bir açıdan bakarsak, ons altın yılın ilk çeyreğinde %17’nin üzerinde yükselerek 1986’dan bu yana en iyi performansını sergiliyor. Gümüşün ons fiyatı 34,50 dolar seviyelerinde salınarak haftayı son on üç yılın zirvesinden tamamlamaya aday görünüyor. Yukarıda da değiniğimiz üzere, asıl hareket Çanakkale geçildikten sonra (35 dolar) başlayacak!
- Trump’ın önümüzdeki hafta açıklayacağı karşılıklı vergilere odaklanan piyasalar, bu gelişmelerin büyümeyi yavaşlatıp enflasyonu artırmasından endişe duyuyorlar. Dolar zayıflarken, enflasyon sorunu baş gösteren ve faiz artırımlarının eli kulağında olan Japon Yen'i ise güçlenmeye devam ediyor. Trump’ın ticaret savaşları, ABD dolarının rezerv para birimi olarak geleceği konusunda yeni endişelere yol açarken, her türlü krizde ayakta kalan güvenli liman doların ise tahtının sallanmaya başladığını uzun bir süredir dile getiriyoruz. Bu bağlamda, altının yanına uzun bir süredir sabırla beklediğimiz ve yatırımcı kimliğimiz ile ön plana çıkardığımız gümüşü eklediğimizi okurlarımız pekâlâ bilirken, heybedeki 'turpu' ise bitcoin olarak gördüğümüzün altını bir kez daha çizelim!
- Tarife adımların enflasyon yaratıp büyümeyi baskılama potansiyeli artarken, FED'in yılın geriye kalan kısmına hâlen daha iki kez faiz indirimi sığdıracağı yönünde beklentiler korunmaya devam ediyor. Bu bağlamda, gözler bugün ABD'de açıklanacak FED'in favori enflasyon verisi olan kişisel tüketim harcamaları (PCE) verisinde olacaktır. Herkese huzurlu, mutlu, sağlık bir bayram tatili dilerim.
Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü • Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department
Yasal Uyarı: Bu e-postada yer alan yorumlar, kişisel bilgi ve tecrübelere dayanarak ve/veya güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan, her ne surette olursa olsun kullanımı olumsuz etkileyecek her türlü sonuçtan dolayı Kıbrıs İktisat Bankası Ltd. ve ayrıca her ne nam altında olursa olsun her ne akitle bağlı olursa olsun her türlü çalışanı ve bu yazının
yazarı
hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz ve/veya bu bilgiler, hiçbir surette gönderenleri ilzam etmez ve/veya sorumlu kılmaz. Kullanan ancak kendi bilgi, inisiyatif ve değerlendirmesi ile hareket etmelidir.